#OKÇULUK

Okçuluk ve yükselen yıldızları: Mete Gazoz ve Yasemin Ecem Anagöz

25 Aralık 2019 Çarşamba
Okçuluk ve yükselen yıldızları: Mete Gazoz ve Yasemin Ecem Anagöz
#OKÇULUK

Okçuluk ve yükselen yıldızları: Mete Gazoz ve Yasemin Ecem Anagöz

25 Aralık 2019 Çarşamba
Paylaş

Türk milletinin ata sporları arasında sayılan ve günümüzde olimpik bir spor dalı olarak ilgi gören okçuluk, yüzyıllar boyunca bu geleneksel özelliğini muhafaza ederek bugünlere kadar gelmiştir. Türk tarihinin Orta Asya’ya uzanan derinliklerinde, önceleri bir savaş aracı olarak kullanılan ok ve yay, yıllar içinde işlevini farklılaştırarak bir spor dalı olarak hayatımızdaki yerini almıştır.

Tarihimizde okçuluk yarışmaları ilk kez Fatih Sultan Mehmet döneminde düzenlenmiş, bu yarışmalara ait kurallar hazırlanmış ve yarışma sahaları yapılmıştır. O dönemlerde “kemankeş” adı verilen okçular büyük ilgi görmüş, oklarının düştüğü yerlere nişan taşları konmuş ve adlarına methiyeler düzülüp, şiirler yazılmıştır.

Toplumumuzda okçuluğa bir spor olarak gösterilen ilgi yıllar içinde azalmış olsa da uluslararası platformlarda bir spor olarak okçuluğun adı daha sık duyulmaya başlanmıştır. Okçuluk ilk kez 1904 Yaz Olimpiyatları’nda olimpik programa alınmış, 1972'den sonra ise aralıksız olarak organizasyonlarda yer almaya devam etmiştir. Türk okçuluğu 1953 yılında, Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü bünyesine alınarak Atıcılık Federasyonu’na bağlanmış, 8 Mayıs 1961 tarihinde ise buradan ayrılarak bağımsız bir federasyon haline gelmiştir. Okçuluk tarihinde ilk kez 1988 Seul Olimpiyatları’nda boy gösteren Türk sporu, bu olimpiyatlarda 6 sporcu ile yarışmıştır. Elif Ekşi, Huriye Ekşi, İzzet Avcı, Kerem Ersu, Selda Ünsal ve Vedat Erbay okçulukta Türk sporunu temsil eden ilk sporcularımız olmuşlardır.

Türk sporundan olimpiyat rekoru

1988 Seul Olimpiyatları’ndan günümüze kadar geçen sekiz olimpiyatta okçuluk branşında Türk sporunu toplam 20 sporcumuz temsil etme başarısını göstermiştir.

O tarihlerden günümüze uzanan süreçte Türk okçuluğunun en iyi olimpiyat performansı, 1996 Atlanta Olimpiyatları'nda Okçuluk Kadın Milli Takımımızın elde ettiği dördüncülük olarak kayıtlara geçmiştir.

Natalya Nasaridze Çakır, Elif Altınkaynak ve Elif Ekşi’den oluşan Kadın Milli Takımımız Güney Afrika’yı 240-228, Kazakistan’ı 247-226 yenmiş, Almanya’ya 239-237, Polonya’ya 244-239 yenilerek Olimpiyat dördüncüsü olmuşlardı. Milli okçumuz Natalya Nasaridze Çakır, 70 metre 18 okluk ilk tur eleme atışlarında Güney Afrikalı rakibini 180 üzerinden 168 puanla geçerken o dönem Olimpiyat rekoruna da imzasını atmıştır.

2000 Sydney Olimpiyatları’nda Hasan Orbay, Serdar Şatır, Özdemir Akbal’dan oluşan Okçuluk Erkek Milli Takımımız Japonya’yı 253-231 yenerken Olimpiyat rekorunu yinelemiş fakat sonrasında çeyrek finalde Rusya’ya 247-245 yenilerek olimpiyat beşincisi olmuştur. Elif Altınkaynak, Natalya Nasaridze Çakır, Zekiye Keskin Şatır’dan oluşan Okçuluk Kadın Milli Takımımız ise Polonya’yı 227-217, Tayvan’ı 234-227 yenip yarı finalde Ukrayna’ya 240-233, üçüncülük maçında Almanya’ya 240-234 yenilerek 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda olduğu gibi dördüncü sırayı almıştır.

2000 Sidney Olimpiyatları’ndan sonra ise Türk okçuluğu gerileme dönemine girmiştir. Bu gerileme dönemi içinde, 2005 yılında Dünya Okçuluk Federasyonu’nun başına Prof. Dr. Uğur Erdener'in geçişi ile okçuluk sporunun dünya üzerinde yükselişi hız kazanmış olsa da Türk okçuluğunda benzer bir gelişim maalesef olamamıştır. Okçulukta olimpiyata takım göndermeye alışkın olan Türk sporu, 2008 Pekin’de iki, 2012 Londra’da ise sadece bir okçuyla temsil olundu. Bu dönemde en iyi takımlar sıralamasındaki konumunu kaybeden Türk okçuluğu, 2016 Rio Olimpiyatları’na ise iki genç okçuyla katılmıştır: Mete Gazoz ve Yasemin Ecem Anagöz.

Rio Olimpiyatları’na katıldığımız sene Mete Gazoz henüz 17 yaşında, Yasemin Ecem Anagöz ise 18 yaşındaydı. Türk okçuluğu Rio’da bu iki genç sporcumuzdan madalya elde edememiş olsa bile geleceğine yatırım yapmış oldu ve bu iki genç sporcumuz Rio’da tecrübe kazanarak, sonraki dönemlerde farklı başarılara sahip oldu. Özellikle son iki yılda çok iyi bir çıkış yakalayan başarılı okçularımız bu spora ilgi duyan gençlerin de sayısının artmasını sağladı.

Son yıllarda gelen başarılar

2018 yılında uluslararası organizasyonlarda 45 madalya ile tarihimizde en çok madalya sayımıza ulaşarak okçulukta en iyi dönemimizi yaşadık. 2019 yılını ise okçulukta 29 madalya ile kapatarak son iki yılda uluslararası organizasyonlarda toplamda 74'üncü madalyamızı kazanmış olduk. Bu madalyaların yarısından fazlası ise son yılların başarılı iki genç okçusu Mete Gazoz ve Yasemin Ecem Anagöz’den geldi. 2018 ile Türk okçuluğunda tarihi bir dönemi geride bırakmıştık, 2019 yılını ise ülkeler klasmanında tarihimizde ilk kez, ilk üç içerisinde tamamladık.

Bu önemli yükselişte büyük pay sahibi olan milli sporcularımız Mete Gazoz ile Yasemin Ecem Anagöz’ün göstermiş olduğu bu performans, aynı zamanda okçulukta ilk olimpiyat madalyamızı Tokyo 2020 Yaz Olimpiyat Oyunları’nda kazanabileceğimize dair umutlarımızı da güçlendirdi.

Okçuluk sporunda hem bireysel hem de takım olarak aldıkları madalyalarla göğsümüzü kabartan, Türk okçuluğunu daha da ileriye taşıyacağını düşündüğümüz iki genç milli okçumuzu yakından tanıyalım:

haberdetay

Mete Gazoz

İstanbul’da 8 Haziran 1999’da dünyaya gözlerini açan Mete Gazoz, okçuluk sporuna 6 yaşından itibaren ilgi duymaya başlayarak küçük yaşlarda okçuluk dersi almaya başladı. Ailesinin de desteğiyle okçulukta ilerlemek için omuzlarını geliştirme amacıyla 8 yaşına kadar yüzme kursuna giden Gazoz, koordinasyon sağlamak amacıyla da basketbol oynadı. Görme ve dikkat yeteneğini geliştirmek için 1 sene de resim kursuna giden Mete Gazoz, göz ve el koordinasyonuna katkı sağlaması amacıyla piyano kursu alarak iki sene boyunca piyano çaldı ve sanatın çeşitli dallarında eğitim alarak hem kendini hem de tekniğini geliştirdi.

Bakü'de 2015 yılında düzenlenen ilk Avrupa Oyunları'nda Türk sporunu temsil eden Mete Gazoz, yine aynı yıl Gençler Avrupa Kupası’nda gümüş madalya kazandı ve 2016 Rio Olimpiyatları Avrupa Kıta Elemeleri'nde birinci olarak olimpiyatlara gitme başarısı gösterdi. 2016 Avrupa Şampiyonası’nda da gümüş madalya kazanarak başarılarını devam ettiren Gazoz, bir sene sonra 2017 Dünya Gençler Şampiyonası’nda bronz madalyanın sahibi oldu ve 2018 Akdeniz Oyunları’nda da altın madalyayı ülkemize kazandırarak genç yaşında büyük bir başarıya imza attı. Genç sporcumuz, aynı yıl içerisinde Dünya Şampiyonası’nda da altın madalyaya ulaşarak dünyada adından sıkça söz ettirmeye başladı. Milli sporcumuz, arka arkaya elde ettiği uluslararası başarılar ile 2018 yılında Dünya Okçuluk Federasyonu'nun gelecek vaat eden beş okçu arasında gösterildi. Mete Gazoz, seneyi dünya 14'üncüsü olarak tamamladı ve aynı yıl Dünya Okçuluk Federasyonu tarafından her yıl düzenlenen ve internet oylamasıyla belirlenen yılın sporcusu ödüllerinde klasik yay kategorisinde yılın sporcusu ödülüne layık görüldü.

2019 yılında katılmış olduğu Veronica’s Kupası’nda kazanmış olduğu altın madalya ile adını Türk okçuluk tarihine yazdıran Mete Gazoz, genç yaşına rağmen gerek kırdığı rekorlar gerekse kazanmış olduğu madalyalarla 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda da madalya kazanmasını beklediğimiz sporcuların arasındadır.

Türk Milli Okçuluk

Kişisel Bilgiler

tc
Doğum Tarihi:

8 Haziran 1999

Boy:

1.82 M (5/12 in)

Kilo:

63 Kg

Branş:

Klasik Yay

haberdetay

Yasemin Ecem Anagöz

İzmir'de 14 Ekim 1998’de dünyaya gelen Yasemin Ecem Anagöz, 9 yaşında ok atmaya başlamış ve katıldığı ikinci yarışmada Türkiye şampiyonluğu kazanarak bu spordaki yeteneğini ortaya koymuştu. 2015 yılında Bakü'de düzenlenen ilk Avrupa Oyunları'nda Türk sporunu temsil eden Anagöz, aynı yıl içerisinde ABD’de düzenlenen Gençler Dünya Şampiyonası’nda gümüş madalyanın sahibi oldu. 2016 Avrupa Kupası’nda da gümüş madalya elde eden milli sporcumuz, 2016 Rio Olimpiyat Elemeleri’nde altın madalya kazanarak olimpiyatlara katılma başarısı gösterdi. 2018’de düzenlenen Akdeniz Oyunları’nda bronz madalya kazanan Yasemin Ecem Anagöz, aynı yıl Polonya’da gerçekleştirilen Avrupa Şampiyonası’nda birinci olarak altın madalyayı Türk sporuna kazandırdı. Ülkemizde düzenlenen 2018 Dünya Kupası Finalleri’nde de gümüş madalyayı boynuna takan milli sporcumuz, aynı yıl Dünya Okçuluk Federasyonu tarafından düzenlenen ve internet oylamasıyla belirlenen yılın sporcusu ödüllerinde klasik yay kategorisinde ödüle layık görüldü. Milli okçumuz, 2019 yılında Antalya'da düzenlenen Okçuluk Dünya Kupası 3. Ayak müsabakalarında Mete Gazoz ile birlikte klasik yay kategorisinde takım olarak bronz madalyanın sahibi oldu

Kazanmış olduğu madalyalar ve kırmış olduğu rekorlarla adından sıkça söz ettiren milli sporcumuz, 2020 Tokyo Olimpiyatları’ndan da madalya ile dönmesini beklediğimiz sporcularımız arasındadır.

Kişisel Bilgiler

tc
Doğum Tarihi:

14 Ekim 1998

Boy:

1.65 M (5/5 in)

Kilo:

62 Kg

Branş:

Klasik Yay-Mix Takım